Antibiyotikler nasıl çalışır? Beş hedef, beş sınıf
Antibiyotikler bakteride, konak hücrede karşılığı olmayan yapıları hedef alır. Bu yazı beş temel hedefi (hücre duvarı, protein sentezi, nükleik asit, folat yolu ve hücre zarı) ve her birine örnek antibiyotik sınıflarını anlatır.
Son güncelleme:
Bu içerik yalnızca eğitim ve bilgilendirme amaçlıdır; teşhis, tedavi veya doz önerisi değildir ve veteriner hekim muayenesinin yerine geçmez. Uygulama kararları için veteriner hekiminize ve ürünün onaylı prospektüsüne başvurun.
Bir antibiyotiğin işe yaraması için bakteriye zarar verirken konak hayvana zarar vermemesi gerekir. Buna seçici toksisite denir. Bunun mümkün olmasının nedeni, bakterinin hayvan hücresinde bulunmayan ya da ondan yeterince farklı olan yapılara sahip olmasıdır.
Kullanımdaki antibiyotiklerin neredeyse tamamı beş hedeften birine yöneliktir. Bir ilacın hangi gruba ait olduğunu bilmek işe yarar: neden bazı bakterilere etki edip bazılarına etmediği ve direncin nasıl ortaya çıktığı bu bilgiyle çok daha anlaşılır hale gelir.
1. Hücre duvarı sentezi
Bakterilerin çoğu, hücre zarının dışında peptidoglikan adı verilen sert bir duvar taşır. Bu duvar, hücre içindeki yüksek basınca karşı bakteriyi bir arada tutar. Hayvan hücrelerinde benzeri yoktur. İdeal bir hedef olmasının nedeni de budur.
Betalaktamlar (penisilinler, sefalosporinler, amoksisilin gibi) peptidoglikan zincirlerini birbirine bağlayan enzimleri bloke eder. Bakteri büyürken duvarını onaramaz ve iç basınç altında parçalanır. Sonuç, betalaktamların genellikle bakterisidal (öldürücü) kabul edilmesidir; aynı mekanizma, yalnızca aktif olarak çoğalan bakterilere etki etmelerini de açıklar.
Gruba karşı en yaygın direnç yolu betalaktamaz enzimleridir. Bakteri, antibiyotiğin halka yapısını parçalayan bir enzim üretir.
2. Protein sentezi
Bakteriler proteinlerini 70S ribozom üzerinde üretir; hayvan hücrelerinin ribozomu ise 80S’tir. En kalabalık antibiyotik grubu bu yapısal farka dayanır.
Alt gruplar, ribozomun iki alt biriminden hangisinin hedeflendiğine göre ayrılır:
- Tetrasiklinler (doksisiklin, oksitetrasiklin, klortetrasiklin) 30S alt birimine bağlanır ve yeni amino asidin ribozoma girmesini engeller.
- Yine 30S’e bağlanan aminoglikozidler (neomisin, gentamisin) genetik kodun yanlış okunmasına yol açar.
- Makrolidler (tilosin, eritromisin, tilmikosin), linkozamidler (linkomisin), amfenikoller (florfenikol) ve pleuromutilinler (tiamulin) 50S alt birimine bağlanarak büyüyen protein zincirinin uzamasını durdurur.
Bu grubun çoğu bakteriyostatiktir. Yani bakteriyi öldürmez; çoğalmasını durdurur ve temizleme işini bağışıklık sistemine bırakır. Bağışıklığı baskılanmış hayvanlarda yanıtın daha zayıf olabilmesi bundandır.
3. Nükleik asit sentezi
Bakterinin DNA’sı bölünme sırasında açılmalı ve yeniden sarılmalıdır. Bunu yapan enzimler DNA giraz ve topoizomeraz IV’tür.
Kinolonlar ve florokinolonlar (enrofloksasin, danofloksasin, marbofloksasin, flumekin) bu enzimleri bloke eder. DNA kopyalanamaz, bakteri ölür. Grup bu nedenle bakterisidaldir.
Birçok ülkede florokinolonlar kritik öneme sahip antimikrobiyaller arasında sayılır. Kullanımlarının bilinçli biçimde sınırlandırılması beklenir.
4. Folat yolu
Bakterilerin çoğu, DNA yapı taşları için gereken folatı kendisi üretmek zorundadır. Hayvanlar ise folatı hazır olarak yemle alır. Aradaki bu fark bir başka seçici hedef sağlar.
Sülfonamidler bu yolun bir basamağını, trimetoprim ise bir sonraki basamağını bloke eder. İkisi çoğu zaman birlikte formüle edilir. Aynı zinciri iki noktadan kesmek, tek başına her birinin etkisinden daha güçlü bir sonuç verir ve direnç gelişimini yavaşlatır; bu ilkeye sinerji denir.
5. Hücre zarı
Son grup, bakterinin dış zarını doğrudan hedef alır. Polimiksinler (kolistin) gram negatif bakterilerin dış zarındaki lipopolisakkaritlere bağlanır ve zarın geçirgenliğini bozar. Hücre içeriği dışarı sızar.
Kolistin, insan hekimliğinde son basamak seçeneklerden biri olduğu için birçok ülkede kullanımı özel olarak kısıtlanmıştır.
Özet tablo
| Hedef | Sınıf örnekleri | Etki |
|---|---|---|
| Hücre duvarı | Penisilinler, sefalosporinler | Bakterisidal |
| Protein sentezi (30S) | Tetrasiklinler, aminoglikozidler | Çoğunlukla bakteriyostatik |
| Protein sentezi (50S) | Makrolidler, linkozamidler, amfenikoller, pleuromutilinler | Çoğunlukla bakteriyostatik |
| Nükleik asit | Florokinolonlar | Bakterisidal |
| Folat yolu | Sülfonamidler + trimetoprim | Birlikte bakterisidal |
| Hücre zarı | Polimiksinler | Bakterisidal |
Neden bir antibiyotik her bakteriye etki etmez?
Bir antibiyotiğin etkili olabilmesi için hedefine ulaşması ve hedefin orada bulunması gerekir. Gram negatif bakterilerin ek bir dış zarı vardır; bu zar birçok molekülün girişini engeller. Mikoplazmalarda ise hücre duvarı hiç yoktur. Hücre duvarını hedefleyen betalaktamlar bu yüzden mikoplazmalara etki etmez.
Hangi antibiyotiğin hangi durumda uygun olduğu; etken, hayvan türü, ilacın vücutta dağılımı ve ülkenizdeki ruhsat koşullarına bağlıdır. Bu karar, hayvanı gören veteriner hekime aittir.
Antibiyotik direncinin nasıl geliştiği ve nasıl yavaşlatılabileceği konusu için Antimikrobiyal direnç (AMR) nedir? yazımıza bakabilirsiniz.
Kaynaklar
- Giguère S. et al., Antimicrobial Therapy in Veterinary Medicine, Wiley-Blackwell
- WOAH, Terrestrial Animal Health Code, Chapter 6.10: Responsible and prudent use of antimicrobial agents
Eğitim amaçlıdır; teşhis, tedavi veya doz önerisi değildir.